
Aslına bakarsanız şu anda anne ve babamla delicesine kavga etmiş inanılmaz sinirli bir insanım ama yazacaklarımın bununla hiç bir alakası yok. Kafam dağılsın diye 2 gündür girmek siteyip giremediğim bir yazı bu; Elephant...
Sanırım son aylar içerisinde, belkide izlediğim filmler içerisinde en başarılı olarak değierlendire bileceğim bir filmi iki gün önce izledim. Elephant isimli bu film bir amerikan yapımı. Aslında çok trajik bir durum, normalde amerikan yapımı filmlere inanılmaz ön yargılı yaklaşırım. yönetmenliğini ve senaryosunu Gus Van Sant' ın yaptığı bu film tek kelimeyle mükemmel. Zaten 2003 yılınca Cannes Film Festivali' nden en iyi yönetmen ve altın palmiyeyi aldığını düşünürsek, güzel olmak zorunda olan bir film.
Film öylesine etkileyici kamera çekimlerine sahip ki yazıya dökmek çok da mümkün değil aslında. Film teker teker her karakterin gözünden bildiğimiz başa sarma yöntemiyle işeniyor. Ama izlediğinizde aslında o yöntemi bilmediğinizi anlıyorsunuz. Filmin nasıl çekildiği üzerine olan düşüncelerin filmi kaçırmananıza sebep olduğu yerler bile oalbiliyor. Tek parçalık bir kayıt olarak bir çocuğun bütün okulu turlamasını seyrettikten sonra, başka bir çocuğun filmin geçtiği okulu baştan sona turlayışını izlemek ve o iki yürüme sahnesi arsında arkada ucan sineğin bile aynı olucak derecede mükkemmel bir çekim yapılabilindiğne inanmak gerçekten zor. Ama Gus Van Sant' bu çekim tekniğini yaratarak neler başarmışı anlamak daha da zor belkide...
Film hakkında spoiler içerebilecek bilgiler vermemeye dikkat ediyorum ancak şunu söylemeliyim; yaratılan bu olağan üstü çekim tekniği ve kusursuz görüntü yönetmenliğine sahip yapım, bir Nuri Bilge Ceylan filmi gibi bireysel bir konu üzerine de kurulu değil.
Gerçekten salt sanatın bireysellik üzerinden işlenebilir olduğunu savunanlar tamamiyle yanılıyormuş da haberim yokmuş!
Sinemaya bakış açımı değiştiren, görüntü yönetmenliği, anlatmak istedikleri, çekim tekniği olarak bu kadar güzel bir film bir kez daha yaratılamaz sanırım.
Hepinize iyi seyirler! Bu kadar ballandırdıktan sonre bu yazıyı okuyanların izleyeceğine inanıyorum :)
(Bu arada filmin temel aldığı konu almanyada bir lisede gerçekten yaşanmış bir olay ancak filmde yansıtılan tarafın gerçekle bir alakası yok. sadece ana temel olay gerçek hayattan alıntıymış, filmde ki karakterlerin gerçek kişilikleriyle bir bağlantı söz konusu değil)
Fragman:



